bu blogu açmaya karar verip adres adını aldığımda mustafa ile farklı bir proje üstüne düşünüyorduk, bizim mahalle diyebileceğimiz çevrenin -hâlâ kaldıysa- hayatî meselelerini masaya yatıracaktık. biraz benim aceleciliğim, biraz mesele dediğimiz herşeyin bir temmuz gecesi rafa kalkması ve darbe zulmüne karşı ortak bir sesin ve direnmenin -her ne kadar korkudan ve şaşkınlıktan sokağa çıkamamış olsam da- öncelikli hale gelişi söz söylemeyi erteletti. darbeye ve olası abd mühendisliğine karşı bile tek yürek ama kimseyi dışlamayan zararsız bir yürek de olamadıktan sonra kendi kabuğuna, dertlerine çekilmekten başka çare kalmadı (benim için). bu blog tam böyle bir anda imdadıma yetişti ve yer yer kendini ifade etmenin bir anlama tekabül etmeyişi teredütte bıraksa da sonuçta bir işi nefsin için yaptığını kabul ederek üstlenebiliyorsun. çoğu kişinin kendini ve efradını Allah için veya diğer insanlar/ insanlık(!) için koşturduğuna ikna etmesi yanılgıların en başında geliyor. bense arada bir yazdıklarıma bakan hemen herkes beni az çok tanımıştır ya da çoktandır tanıyordur diye, söz söylemeyi yeniden düşünmeye başlayabilirim. herkes gibi, sıradan biri olarak tarihe notlar düşmekten daha anlamlı birşey yoktur belki de. bu vesileyle, bundan böyle kısa görüntülü kayıtlarla da siz dostlarımın (abartma istersen!) karşısına çıkacağımı beyan etmiş olayım. bunun bir cüret olmadığını ve olmayacağını kitap tanıtımı vidyolarının haklı doğallığı ile bana hatırlatan dünyabizim.com editörü mehmet’e müteşekkirim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s